maus
KAYBOLDUM Gecenin yıldızlara tutsak olduğu gibi, Bende sana tutsak oldum.. Sensiz geceler kelepce misali,, Bağlarken ellerimi.. Hayalinle günü karşılamaya Mahkum oldum.. Ne zamanı bir hükmü., Ne de yarınların anlamı var Sensiz yarınlarda kayboldum… BEDDUA Aklım isyanlardaydı,kalbim yaralı… Bir oyun uğruna çaldın gönül kapımı.. Sevgine inanıp açtım gönül sarayımı.. Can evimden vurdun da gittin be viçdansız,, Seni sevmekten başka neydi günahım? Ben zaten yaralıydım birde sen yaraladın,, Sözlerine inanıp seni adam sandım…. Yalanmış sevgin,sevdan pişmanım geç anladım… Hadi artık çık ve git yolun açık olsun.. Adım aklına düştükce yüreğin acıyla dolsun.. Bana oynadığın oyunu,kader de sana oynasın.. Dileğim Allahtan her daim sevgisiz kalasın… (Elayza) Ne ağlarsın ki ey yüreğim. Beklemekle geçti beyhude gençliğin.. Hani nerde uğruna ömrünü verdiğin.. Yıllardır bekledin de geldi mi sevdiğin… Boş umutlara kapılıp, hayaller kurma artık.. Dön ve bak arkana mazide boşa gecen ne çok yıllar bıraktın.. Gideni belki bir gün geri döner mi sandın.. Ah be yüregim bu yalanla kendini yıllardır nasıl da kandırdın.. Gerçeği kabul et eyyy yüregim o gelmiyecek artık.. ( Elayza) Yeni bir gün daha başladı.. Sensiz yaşamak zoron da olduğum yeni bir gün. Umutların ufuklarda kayboluşu gibi. Bügünde bitecek yalnızlığımla Mor akşamlara bırakacak gün yerini, Ve yarınlara kalacak umutlarım.. Sonbahar da dökülen yapraklar gibi.. Daha niçe günler biteçek, Umutlar ve özlemler eşliginde.. Allı, morlu.pullu ve de yeşilli.. Ama biliyorum ki . Doğan her yeni gün seni benden, Bir adım daha uzaklaştıracak… Özlemin kalacak yüregimin derinliklerinde.. Sensiz karşılıyacagım günün ilk ışıklarını Hayalinle baş başa kalarak… (Elayza) ANNEM Buruk bir sevinçle bir anneler gününde yine sensizim Anne… Bir yıldız gibi kayıp gittiğin o günden beri çokta bir anlamı kalmadı artık bu günün … Yüreğim yanıyor yokluğunda be Anne …Yokluğun öyle üşütüyor ki kırık dökük bi çare yüreğimi üşüyorum yokluğunda Anne …Hiç bir şeyler dolduramıyor yokluğunu hani derdin ya hep benim küçük sarı çiğdemin sakın üzerini ince giyme üşütür hasta olursun diye artık kimse üşütürsün ince giyme demiyor Anne… Senin yokluğun büyüttü beni Anne … Yokluğun öyle acı ki Anne hele de böyle bir günde bir kat daha artıyor sensizliğin kahreden acısı canımdan can kopuyor Anne dedikçe… Biliyorum Anne beni bırakmadın ki hiç bir yerlerden izliyorsun beni biliyorsun seni ne kadar çok özlediğimi her gece rüyama giriyorsun sarı kızın özlem gidersin diye dimi Annem… Bir nebzede olsa yüreğimin acısı diniyor Annem.. Ne kadar ötelerde olsan da hisediyorum hep yanımdasın Annem…Oldum olası sevmezdim vedaları … Q son bakış ve o son veda hiç aklımdan çıkmıyor unutamıyorum anne… Gözlerime bakarak o son veda ah be Annem o an taş olsaydım da o acıyı yaşamasaydım.. O günden beri göz yaşlarım durmadı anne durduramadım ki elimde degil Anne kelimesini duydukca göz pınarlarım boşalıyor kendiliğinden sakın kızma bana olurmu Anne ağlıyorum diye… Sen İstemezdin ağlamamı biliyorum dayanamazdın göz yaşlarımı görmeye sende ağlardın benimle kızma bana anne… Göz yaşlarım azda olsa yüreğimin yangınlarına merhem oluyor Annem… Seni çok özledim anne… Toprağın suya duydugu özlem misali özledim seni Annem … Dizlerinde yatıp saclarımı okşamanı özledim … Kokunu özledim… Ablalarım derlerdi ya hani beni dizlerinde yatmış görünce kocaman kadın oldun hala annenin dizlerinde yatıyorsun büyü artık diye… Bak Anne büyüdüm artık kimsenin dizlerinde yatmıyorum.. Hiçbir koko senin gibi kokmuyor hiçbir diz senin verdiğin sıcaklıgı vermiyor… Dualardan bir büket ederek hediyemi gönderdim Annem Rabbim kabul edip sunmuştur inşallah sende kabul et annem… Seni çok seviyorum gül yüzlü güzel Annem.. Mekanın cennet peygambere komşu olasın güzel Annem … ANNELER günün kutlu olsun canım Anneciğim ANNEM Bu kaderimizin kurduğu tuzak.. Bir çare olsa da her gün ağlamak.. Göz yaşlarımı silecek kimse yok ki Annem… Eskiden hep beraberdik.. Bazen güler bazen ağlardık.. Kader böyleymiş ansızın ayrıldık.. Sensiz yaşamak ne zormuş Anne Ne kadar çok özledim bir bilsen seni.. Yanımda olsan da sarılsam öpsem elerini.. Yokluğun öyle açıtıyor ki yüregimi… Hasretle genç yaşta tanışdım Annem.. Her gece rüyamda seni görüyorum.. Sevmeseydin beni bil ki ölürdüm.. Koklamasaydın eyer şimdi çürürdüm Sensiz yaşamanın anlamı yok Annem.. (ELAYZA) UNUTAMIYORUM!! Vakit gece yarısı, Aklımda yine sen varsın.. Islak gözlerim anılarda, Gelirsin diye bekliyorum.. Bir şarkımız vardı ya hani, Şimdi onu söylüyorum.. Öyle sevmişim ki seni.. Kahretsin unutamıyorum... ZAMANA YENİK DÜŞTÜ YARINLAR Zaman nasıl da akıp geçiyor bir su misali,hiç farkına varmadan büyütüyor,olgunlaştırıyor..Gün ve gün bebek olarak dünyaya gelen o küçüçük bedenleri… Çocukluk çağların da saf bir yürekle anlamaya çalışırken hayatı bir yandan da bir an önce büyümek heveslerine kapılırız…Ve farkına bile varmadan gençlik denilen, her şeyin gözlere toz pembe göründüğü bir girdabın icinde buluruz bir anda kendimizi. En asi,en hırçın,en cesur dönemlerimizi yaşarız kimlik arayışları içindeyken bir yandan da hala bir an önce büyüyüp yetişkin olmak ve kurulan hayallerle kavuşma arzusu ve heveslerı içindeyizdir …Oysa hiç düşünülmez her şeyin yenik düştüğü gibi zamana çocuklugumuzun ve ömrümüzün baharı dedigimiz o en güzel gençlik denilen çağların da yenik düşeceğini….Umarsızca yaşarken en kiymetli gençlik yıllarını,bahar mevsimi yerini yaza bırakmaktadır yavaş,yavaş.Olgunlaşma vaktidir geride kalmıştır deli dolu geçen yıllar…Yaş kemale ermiştir artık…Bir yandan zamanla yarışırken diğer taraftan ekmek kavgası, hayat müçadelesi içine girilmiştir..Coğu hayaller ertelenirken yarınlara ,yarınların beklide çok geç olacagı düşünülmez. Hoyratca yaşarken sermaye olarak verilmiş sayılı günleri hiç akla gelmez gecen her saniyenin ömürden olup adım, adım sona dogru yol aldıgımız..Mevsim yerini hazana bırakırken bir zamanların o güzel ve yakışıklı yüzleri yoktur artık yılların bıraktıgı derin cizgiler mevcutur yüzlerde… Geçmiş bir rüya misalı silik ve puslu kalırken benliklerde yaşanılamıyanlar bir uhte olarak kalır yüreklerde.. Demir alıp gitme vakti gelmiştir yavaş yavaş dünya denilen limandan.. Gençlik dönemlerimde kitapları karıştırırken bir şiir takılmısştı gözlerime bir solukta okudum şiiri ve dedimki ben henüz çok gençim o yaşa gelmeme o kadar çok yıllar varki çok şeyler yaşarım diye düşünmüştüm o vakte kadar,ve şimdi gelmesi uzun sandıgım o yıllardayım o kadar cabuk geldı ki hiç farkında bile olamadım evet gerçekten de çok cabuk geçiyor zaman farkına varılmıyor yaşanırken icinde bulundugumuz zamanın bir daha geri gelmiyecegi O halde neden yarınlara bırakırız hep hayallerimizi? Geçmişe olan özlemlerimizle , yarınlara bıraktıgımız beklentilerimizin özlemiyle yaşamaktansa içinde bolundugumuz anın tadını cıkartırcasına dolu dolu yaşamak en güzeli degilmidir?... Hoş bir anı olarak kalmıştır bu şiir bende.. AĞLAR Yağmur yağarken siyah ötesi gecelerime…. İnceden ,inceye bir sancı çöker tüm hüçrelerime. Yalnızlık bir hançer misalı saplanır yüregime. Yalnızlığıma eşlik eder yağmurun sesi.. Hüzünlü bir melodiyi anımsatır, Cama vuran yağmur taneleri… Buğulu cama yazarken sitemkar heceleri, Dudaklarımdan dökülür ,ayrılık nağmeleri Yüreğim hiçranla dolar. Boynum bükülür.. Gök ağlar,ruhum ağlar,bedenim ağlar yokluğuna…. DEV YÜREKLİ ADAM ÜŞÜYOR Yüreklere kor düştü alev,alev yanıyor. Toroslarda keş dağı zirvelerinde, Dev yürekli adam üşüyor.. Isıtamıyor onca yüregin yanan ateşi, Karlar üzerine yatmış, Dev yürekli adam üşüyor.. Üşüdünü söylüyor ama kimseler görmüyor. Dağ sakladı bağrına dev yürekli adamı, Kimselere vermiyor… Dag gibiydin elbette dağlara yakışırdın. Ama erkendi bu veda zamansızdı gitmelerin. Bu memleketin sana daha çok ihtiyacı vardı. Heybetliydin ,adam gibi adamdın. Vedanda heybetli oldu.. Hani demiştin ya!! Ey sonsuzlugun sahibi sana ulaşmak istiyorum. Sonsuzlugun sahibine en zirveden, Sana yakışır bir şekilde ulaştın.. Ruhun şad olsun dev yürekli güzel insan.. Artık geride bıraktıgın,sensiz yürekler üşüyecek (ELAYZA VAZ GEÇMEDİ Gözlerim de kanlı yaşlar, Elimde yırtık resmin, Yüregimde dinmez sızılar, Aklım da mazide kalmış yaşanmışlıklar. Öylece oturmuşum bir köşeye. Seni yaşıyorum icimde sessizce.. Hazana dönmüş ömrümde, Anlatması imkansız acılar yüregimde, Titreyen ellerimde eski resmin, Sebepsiz gidişin kalmış benligimde. Titrek ,bugulu bir sesle, İsmin dökülüyor hafifce dudaklarımdan.. Ve tarifi mümkün olmayan acılar. İsyan ediyorum elimde olmadan. Gidişine ve sensizligime.. Care olmuyor gözümden dökülen yaşlar. Yüreğimin acısını teselli edmeye… Caresizlik içinde boynum bükük, Kalıyorum öyle saatlerce. Her şey anlamsız geliyor , Sen ve sevginden başka.. Hadi diyorum gel artık, Bitsin bu hasret ,son bulsun özlem, Bekledigim onca zamana inat. Haykırmak istiyorum avazımın cıktıgı kadar. Seni seviyorum ,sensiz yapamıyorum diye, Kelimeler düğümleniyor bogazımda, Hıçkırıklara boguluyorum yalnızlıgımla.. Biliyorum yoksun artık. Haykırsam da duymasın cığlıklarımı, Ne sensizlige alışabildim, Nede unutabildım. Sensizlige alışamadı bu beden, Bak artık yalnızlıklar rıhtımındayım, Yüregim hasretine, bedenim sensizlige demir attı, Vuslata dair umutlarım tükensede ufuklarda, Yüregim sevmekten ,gözlerim seni aramaktan vaz gecmediii.. (ELAYZA) ,
.

/
11/7/2009 - KAYBOLDUM

(Elayza)
Yorum
(15) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
16/6/2009 - BEDDUA

Yorum
(4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
9/6/2009 - KABUL ET ARTIK
Yorum
(4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
19/5/2009 - ÖZLEM

Yorum
(3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
10/5/2009 - ANNEM
Olmadığın yerler sevgiden uzak..
Yorum
(4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
2/5/2009 - UNUTAMIYORUM

(ELAYZA)
Yorum
(6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
21/4/2009 - YAŞ OTUZ BEŞ

***********************************************
YAŞ OTUZ BEŞ
Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.
Cahit Sıtkı Tarancı
Yorum
(9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
5/4/2009 - AĞLAR
![[Resim: jesien05cv0dw5.jpg]](http://img293.imageshack.us/img293/1727/jesien05cv0dw5.jpg)
Yorum
(10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
29/3/2009 - DEV YÜREKLİ ADAM ÜŞÜYOR
Yorum
(4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
14/3/2009 - VAC GEÇMEDİ.

Yorum
(9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
<- :: Sonraki Sayfa ->
![]()